12 Şubat 2026 Perşembe

BİLİNMEYEN ADANIN ÖYKÜSÜ

Benim öğrencilik yıllarımda, ilk okullarda, mektup nasıl yazılır diye öğretilirdi, çünkü o zamanlar mektuplar önemli iletişim aracıydı. Günümüzdeki ilkokul çocuklarına da öğretilir mi bilmiyorum, ne de olsa yapay zeka devrinde yaşıyoruz…

Hayatımda, özellikle gençliğimde pek çok mektup yazdım ve yazmaya başladığım her seferinde, öğretmenimin örnek verdiği bir mektubun ilk satırı gelirdi aklıma, hâlâ bir metin yazmaya başladığımda o satır gelir aklıma ;” Bu mektubu her zamankinden uzun yazıyorum, çünkü kısa yazacak kadar vaktim yoktur.” Ben, kısa, öz, anlaşılabilir yazamıyorum, böyle yazabilmek, hiç de kolay olmadığı için. Yine de yazmak bana keyif veriyor, çünkü bizim devirde yazmak önemli eylemdi, tek iletişim aracıydı…Evimize telefon geldiğinde ben lise öğrencisiydim… BİLİNMEYEN ADANIN ÖYKÜSÜ, okuduğum en kısa kitaplar listesinin başına yerleşti. Jose Saramago merak ettiğim bir Yazardı ve uzun zamandır okumak istediklerimin listesinde yer almaktaydı. Hızlı, güzel, ritimli bir okumaydı, Jose Saramago üslubu bende hoş bir lezzet bıraktı.

Anladığım kadarıyla hikaye, yeni bir başlangıç, yeni bir dünya arayanların öyküsü. Mevcut dünyasına herhangi bir itirazları yok gibi görünüyor, sadece bilinmeyen bir adayı bulmak için bir tekne gerekiyor. Hikayenin daha fazla detayını anlatmaya kalkarsam, bu incelemenin "kitaptan" daha uzun olma riskini alırım. Sonuç olarak, hikayenin bana anlattığı şey, çoğu zaman varış noktasından ziyade, yolculuğun kendisinin önemli olduğudur. Kararlılık sonuçtan çok önemlidir.

Masal okumayı zaten seviyorum, bu masal da özgürlüğü, sevginin gücünü, insanlığın hem kendini, hem yeni ufukları keşfetmeyi tükenmek bilmeyen azmini ve hayallerini anlatıyor.

Kadınlara olduğu kadar erkeklere, gençlere olduğu kadar yaşlılara da hitap ederek zamansız bir eser haline geliyor. Saramago'nun öyküsünün büyüsü de burada yatıyor bana göre.

Hiç kitap okumayı sevmediği kocama bu kitabı okutmuştum…”Bu hayattan göçmeden önce; hiç olmazsa, bir kitap okudum, diyebilmen için bu kitabı oku, sonuçta birkaç saatini alır…”demiştim ve bu sözlerim üzerine kitabı okumuştu. Böyle bir anım var bu kitapla ilgili. Biz de birlikte bir yola çıkmıştık, bilmediğimiz bir adaya doğru…

Bu küçük masal kitabını 2016 yılında devrettiğimi aldığım notlarımdan tahmin ettim. Tarih önemli değil elbette, sadece aradan geçen on yıl içinde kitap edinme hızım değişmediğini, fakat okuma ve okuduklarımla ilgili yazma hızımda keskin bir düşüş olduğunu anlıyorum. Umarım bu durum değişir…

12.02.2026 Bursa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder